DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Hafif Sağanak

Spor yazarları Fenerbahçe, Denizlispor maçını değerlendirdi

21.10.2019 - 9:28

Süper Lig’in 8. haftasında Fenerbahçe deplasmanda Denizlispor’u 2-1 mağlup etti. Nefes kesen karşılaşma ile ilgili başlıca kaleme alınan …

Spor yazarları Fenerbahçe, Denizlispor maçını değerlendirdi
Süper Lig’in 8. haftasında Fenerbahçe deplasmanda Denizlispor’u 2-1 mağlup etti. Nefes kesen karşılaşma ile ilgili başlıca kaleme alınan yazılardan derlemeler şöyle …
Emre çıktı oyun söndü – Mehmet Demirkol / (Fanatik) Mehmet Özdilek, Fenerbahçe savunmasına baskı yaptırmadı. 2. bölgede kalabalık durup orayı baskıladılar. İlk 30 dakika Fenerbahçe kanal bulmakta zorlandı. Ozan’ın dribblingleri dışında bir yol bulamadılar. Öte yandan savunmada klasik saçma hataları da yapmadılar. Sonra ekstraları yapan adam Emre devreye girip ince işleri yapmaya başladı.
64’te arkadaşlarına 2- 0’lık bir galibiyet bırakarak kenara gidene kadar Fenerbahçe oyunun tam hakimi oldu. Emre çıktıktan sonra sahada Tolga, Ozan, Gustavo ve Deniz olmasına rağmen orta sahasız gibiydiler. Oyunu Denizli’ye verdiler. Kontratak da yapamadılar. Net pozisyonlar vermeseler de oyun söndü. Luis Gustavo’nun burada devreye girip oyunun merkezine oturmasını bekliyordum halbuki. Asla bu rolün hakkını veremedi.
Gecenin sorusu: Rodrigues neden bu kadar çekingen? Ayağı yere hiç sağlam basmıyor. Şutu ayarsız. İkinci yarıda soldan girip auta attığı topu anlamak mümkün değil. Kısa mesaj: Emre varsa başka yoksa başka takım. Takımın sadece yıldızı ve merkezi değil sanki teknik direktörü o.
Emre ve Vedat – Tayfun Bayındır / (Milliyet) Fenerbahçe adına Denizli deplasmanından gelen bu galibiyet çok ama çok önemli… Biraz abartılı olabilir tespitim belki, ama adeta “yeniden doğuş” maçıydı sarı-lacivertliler için…O nedenledir ki dün Fenerbahçe’de sıklıkla eller, ayaklara dolaştı, organize olmak, set oynamak, topu kontrol etmek unutuldu. Futbol kalitesi yerlerde süründü…Ama hedef 3 puandı, ona da ulaşıldı…Zaten güzel futbolu kim ne yapsın ki?
Haftalardır eksikliği çok net bir biçimde hissedilen iki oyuncu dün ilk onbirdeydi. Hasan Ali Kaldırım ve Garry Rodrigues maç eksiği olmasına karşın galibiyette kritik rol üstlendi. “Oynasa takımını bir kademe yukarı taşır” denilen Garry Rodrigues’in Fenerbahçe’ye hız ve tempo kazandırdığını dün Denizli’de çok net biçimde gördük.
Emre’ye ne kadar şapka çıkarsak azdır. 39 yaşında, kırık kaburgayla oynuyor ama takımın en iyisi. Adeta bir dinamo gibi. Ve her türlü övgü ona anasının ak sütü gibi helal…Kaleyi tutan ilk tehlikeli şut onun, en kritik asist de onun. Gerçekten bravo.
Kaptan Emre’nin insanüstü gayreti Ozan Tufan’ı da pozitif olarak etkiliyor. Ozan da Fenerbahçe adına iyilerdendi…Ve Vedat Muriç. O gerçekten Fenerbahçe’nin yıllardır aradığı golcü. Rakip kornerlerinde etkili santrfor savunması yapıyor, stoperleri dağıtıyor, ilerde top tutuyor, duvar oluyor ve en önemlisi gol atıyor. Yapmadığı ne kaldı bilmiyorum ama tek kaldığı ve yorulduğu da bir gerçek… Sanırım Fenerbahçe’nin hem Emre’yi hem de Vedat’ı koruma altına alması gerekiyor..
Emre’nin 3 puanı – Ercan Taner / Sözcü OYUNA çok iyi başladı Fenerbahçe. Rüzgâr 10 dakika sonra dindi. Hani papatya çayı içip sakinleşip uyumak istersiniz ya, öyle bir ilk yarı oynanırken İsla, Vedat Muriqi ve Tolga üçlüsü heyecanı yarattılar ve Tolga golü attı. Ligde oynadığı son 5 maçın sadece birini kazanan Fenerbahçe’den çok daha tempolu ve hırslı oyun bekliyordum doğrusu. Emre ve Gustavo 10 yıl öncesine gitseler orta alanda hiç tempo meselesi yaşamazdı Fenerbahçe ama öyle değil.
HAFTALAR geçtikçe bu isimler mümkün değil aynı performansı gösteremezler. O bölgeye bir ya da birkaç alternatif ocak ayında düşünülebilir. Kruse bu takım için çok kilit bir isim. O olmayınca Vedat’ın etkisi azalıyor.
HASAN Ali her zaman iyi ve özverili oynamaya çalışan, benim çok beğendiğim bir karakter. Rodrigues’in ona yardımcı olamaması düşündürücü ve eksi puan. İlk maçın günahı olmaz derler fakat Denizlispor’da maça 11’de başlamayan Recep Niyaz, Mbamba, Olcay, Zeki gibi çok deneyimli oyuncular Horozlar adına daha verimli işler yapabilirlerdi. Maçta kalan süre ev sahibine yetmedi. Neyse, en iyisini Mehmet Özdilek bilir deyip konuyu kapatayım. Şu çok net, 3 puan Emre’ye yazar.
Emre’li 2, Emre’siz 1 – Ali Ece / (Fanatik) Bu sezon Fenerbahçe geri 4’lüsünde ilk kez dört oyuncu da ideal mevkilerinde görevlendirildiler. Sakatlanmadığı zaman kendi jenerasyonunun en iyi iki Türk stoperinden birisi olan Serdar Aziz, devşirme stoper Jailson ve hiç hazır olmayan stoper Rami’den farklı olarak gol yenilmesine sebep olan hata yapmadı. Yanında hazır ve gerçek bir stoper ile oynayınca Zanka da asıl seviyesine yaklaşan bir performans sergiledi.
Isla böylece daha rahat hücuma çıktı ve ilk golde olduğu gibi kendisini yıllarca Şili’nin vazgeçilmez sağ kanat beki yapan uzun metrajlı alana isabetli ortalarından birisiyle kilidi açtı. Bu kez yenilen gole sebep olan hata ise genç kaleci Altay’dan geldi. Ersun hocanın Altay’a daha çok yan top çalıştırıp zamanlama hatalarından arındırması gerekiyor. Fenerbahçe çok iyi oynamadan rahat kazanacağı maçta Emre’nin oyundan çıkması sonrası sıkıntı yaşadı
Gecenin sorusu: Sahiden Vedat Muriç ne yiyor, ne içiyor? Milli maç arasından sonra bir santrforun bu kadar güçlü bir performans sergileyerek bu kadar ikili mücadele kazanması birçok genç Türk santrfora örnek olmalı, bayan Muriç en azından menüyü açıklamalı!Maçın starıEmre, Serdar Aziz, Gustavo ve Muriç Fenerbahçe’nin en iyileriydi. Tolga Ciğerci de en iyi oynadığı mevkide oynamasa da çok çalıştı.Maçın olayı Fırat Aydınus’un VAR’ı neredeyse hiç kullanmaması. Milli maç arasında MHK’dan VAR’a dair yeni talimat geldiyse o ayrı.Kısa mesaj Fenerbahçe çok iyi oynamıyor hatta Emre sahada olmadığında iyi de oynamıyor. Değerli bir 3 puan ama Ersun hocanın şu sorunu çözmesi gerek: Emre oyunda olmayınca sanki geçen sezonki Fenerbahçe artı Muriç sahada oluyor.
İkinci golde faul var – Deniz Çoban / (Fanatik) Fenerbahçe’nin ilk golünde kafa topuna yükselen Muriç, rakibinden destek almadan ve omzuna basmadan yükseliyor ve en üst noktada topla buluşuyor. Rakibi ise yükselemediği için aşağıda kalıyor. Topa vuran Muriç düşerken doğal bir kontak gerçekleşiyor. Pozisyonda faul verilmemesi ve gol kararı doğru. Fenerbahçe’nin ikinci golünden önce Emre topu kazanırken bence faul yapıyor. Sackey hakimiyetinde olan topa vurmak için ayağını savurduğunda, geriden gelen Emre ayağını topa uzatmak yerine, Sackey’in savrulan ayağıyla topun arasına uzatıyor.
Emre’nin bu haksız müdahalesi sonucu Sackey önce Emre’nin ayağına vuruyor, sonra da topa kötü bir vuruş yapıyor. Sonrasında ise ofsayttan söz edemeyiz. Çünkü Muriç topun gerisinden gelerek golünü atıyor. Son dakika Gustavo’nun Mustafa Yumlu’ya net bir faulü var, hakemin gözünden kaçıyor. Pozisyon ceza sahası dışında olduğu için de VAR müdahale edemiyor.
Telafi maçı – Ercan Güven / (Milliyet) Fenerbahçe’nin ilk kez orijini stoper olan iki futbolcuyla savunma kurduğu, Serdar Aziz, Hasan Ali ve Rodrigues’in takıma döndüğü maçta, Ersun Yanal’ın önceliği skoru sağlama almaktı. Takımda Gustavo, Emre, Ozan ve Tolga’dan oluşan dört ön libero vardı.Yanal’ın ön libero abartısı, belki tempoyu düşürdü, seyredeni uyuttu ama Emre’nin kalitesi, Ozan’ın yüksek enerjisi ve Tolga’nın gol atmasıyla avantaja döndü ilk yarıda. Sakatlıktan dönenler tam formunda olsa farklı bir Fenerbahçe olabilir, ilk yarı maçı koparabilirdi. Bunda Denizlispor’un payı büyüktü. Rodallega’sız ev sahibi başlama düdüğü ile birlikte topu Fenerbahçe’ye bıraktı. Kendi sahasına çekildi. Oyunun ofansif yönüyle hiç ilgilenmedi. Denizlispor’un yeni hocası Mehmet Özdilek, Kadıköy’de kazanan Antalyaspor’u örnek almış, “kapatma ve daraltma” komutu vermişti takımına.
Sürekli kadrosunun yetersiz olduğundan dem vurulan Fenerbahçe’nin, aslında kadrosundaki yetenekli adamlarla yükseleceğini, Emre’nin taşıyıp Muriç’i rakip kaleye gönderdiği ikinci gol çok iyi ortaya koydu. Tolga ve Ozan’ın katkıları da ekstrası… Ersun Yanal asistini yapıp oyundan çıkan Emre’nin yerine Deniz’i alarak yüksek pasları işe yarar hale getirmek, ön tarafı daha hareketli kılmak istedi. Ancak Fenerbahçe skoru yeterli görünce Denizlispor’u oyuna döndürdü, etkili olmasını sağladı.Sıfır pozisyonlu Denizlispor’u asıl oyuna sokan ise Altay’ın yediği goldü. Duran toptan ceza sahasına inen ortaya hatalı çıkan ve gole sebep olan kaleci Altay’ın yarattığı pozisyona kimsenin yapabileceği bir şey yoktu. Gülü seven dikenine katlanacak; gençler hata yapa yapa pişecek.
Sonuçta, milli aradan önce Kadıköy’de kaybettiği üç puanı deplasmandan almış ve “telafi maçını” kazanmış bir Fenerbahçe var ortada. Fenerbahçe’nin zorlu Denizli deplasmanından planlı ve aşamalı bir oyundan sonra saklananı, kaçak oynayanı olmadan, mücadele ederek aldığı üç puanın kıymeti ileride anlaşılacak. Bir zamanlar “en golcü takımların” yaratıcısı Ersun Yanal’ın maçlara “savunmacı” takımlarla başlaması, bol keseden ön libero kullanarak “denge ve balansı” galibiyetin önüne koyması kimseyi şaşırtmasın. Belki de tarihin en düşük puanlı şampiyonunu yaratacak bu ilginç sezonda yere sağlam basmayana ekmek yok; Yanal bunun çok iyi farkında.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.