DOLAR 6,8627
EURO 7,7740
ALTIN 397,05
BIST 8,6788
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Az Bulutlu

İmamoğlu: Türkiye’deki mevcut rejimin masaya yatırılması seçimden daha önemlidir

27.05.2020 - 21:43

ABONE OL - google-news

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet TV özel yayınına katılarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhuriyet …

İmamoğlu: Türkiye’deki mevcut rejimin masaya yatırılması seçimden daha önemlidir

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet TV özel yayınına katılarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhuriyet Gazetesi’nden cumhuriyet.com.tr yayın müdürü Mustafa Büyüksipahi, Serhat Doğan ve Paris’ten Le Monde Diplomatique Dış Yayınlar Müdürü Anne Cecile Robert ile Türkiye Yayın Koordinatörü Süleyman Tosunoğlu’nun sorularını yanıtlayan İmamoğlu, iktidarın muhalif partilerin kazandığı belediyelere uyguladığı baskının yurttaşlara zarar verdiğini söyledi. 

‘ASKIDA FATURA SÜRECİ ÇOK DEĞERLİ BİR SÜREÇ OLDU’

İmamoğlu, Anne Cecile Robert’in “Siz, İstanbullular ile birlikte koronavirüse karşı halka yardım başlattınız, büyük bir çaba harcadınız. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından önünüz kesilmeye çalışıldı. Bundan sonra bu durumu nasıl aşıp, İstanbullulara, halkınıza yardım edeceksiniz?” sorusuna “Dönem dönem bu tarz durumlar, ülkelerin demokrasilerinde ne yazık ki bu tarz engeller yaşanabiliyor. Özellikle koronavirüs sürecinde yerel yönetimlerin yaptığı hamlelere dönük bir kısım hükümet yetkililerince engellemelerle karşılaştık. Belki bunların en etkilileri İstanbul’da oldu. Kanunun bize yetki verdiği usul ve yöntemlerle bunları aştık. Özellikle “askıda fatura” süreci çok değerli bir süreç oldu. Şu anda neredeyse 170 bine yakın insanımızın faturası ödendi. Sadece bu mecrada yardımlaşma konusunda bağlarımız kopmadan yaratıcı taraflarla süreci en iyi şekilde yönettiğimizi düşünüyorum” cevabını verdi.

“1 MİLYONU AŞKIN YARDIM TALEBİ VAR” 

İmamoğlu, Mustafa Büyüksipahi’nin “İBB, koronavirüs salgınının ortaya çıkmasının ardından yurttaş beyanını esas alarak yardım sürecini başlatmıştı. Gelen yardım taleplerini daha hızlı karşılamak için de meclise bir öneri getirdi. Fakat dün gördük ki MHP ve AKP grupları ‘hayır’ olarak kullandı. Bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz, bu tip hamlelere dair planınız nedir?” sorusuna ise “Biliyorsunuz ayın 11’inde olağanüstü bir meclis toplantısı yaptık. Bu mecliste alınan bir karar vardı; ısrarlarımıza rağmen karar geçti. Karar şöyle; özellikle pandemi süreçlerinde yaşanacak, yüksek şiddetli deprem ve afetlerde hemşerilerimizin yardım taleplerinin hızlı usullerle geçişinin ve yardımlarının yapılması konusunda meclisten izin istedik. Ama mecliste bu ısrarlarımıza rağmen AKP ve MHP’li temsilciler “eve gidip sosyal inceleme” kararını hususa eklediler. Afet ortamlarda bu süreçleri yönetmek mümkün değil. Beyan usulüyle insanlarına destek olmak konusunda 600 binin üzerinde destek paketi ulaştırıyoruz. Şu anda 1 milyonu aşkın kayıt var. Dolayısıyla ilave yani meclis kararı ile alınan kısım ile ilgili bu yeni alınan karar ne yapabilir diye bir çıkış noktası arıyoruz. Ama şu an meclis kararı geçerli olduğu noktada yerinde inceleme yaparak, sosyal inceleme sonrası alınacak karar ile bu yardımı yapabileceğimiz ortada. Bir çıkış yolu arıyoruz açıkçası. Sabah Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile beraberdik. Bu durumun bir çözüme kavuşması için çaba göstermemiz konusunda uyarıları oldu. Ama nasıl aşarız bilmiyorum çünkü yetkili olan meclis ve ne yazık ki AKP ve MHP grubu böyle bir karar verdi. Hukukçularımız araştırıyor, umarım bir çözüm buluruz” diye yanıt verdi.

İmamoğlu, Serhat Doğan’ın “Anladığımız kadarıyla bu yardımlara devam etmek istiyorsunuz” sözlerini ise “Hızlı ve gerçekten şu acil durumda olabildiğince pratik bir şekilde hızlı sorgulamalarla vatandaşımıza ulaşmak niyetinizdeyiz. Tabii ki normal zamanda böyle bir şey talep etmiyoruz ve elbette ki sosyal incelemelerimiz en titiz şekilde yapılacak. Gerçekten ihtiyacı olan insanlara kaynaklarımızın ulaşması konusunda kararlıyız. Ama bizim söylediğimiz afet ve bu tarz pandemi süreçleri ile ilgiliydi” diyerek değerlendirdi. 

İmamoğlu’na yöneltilen en kritik sorulardan biri ise Türkiye’de belediyelere atanan kayyımlarla ilgiliydi. 

Süleyman Tosunoğlu’nun, “Yerinize kayyım atanırsa partinize mi yoksa seçmeninize mi güvenirsiniz?” sorusuna İBB Başkanı “Bu konu bizim yaramız. Bu bizi üzüyor. Her defasında da bunu dile getirdik. Elbette siyasi arkadaşlarımız da yani partimizin üst düzey yetkilileri de benim bildiğim kadarıyla hem parti sözcümüz hem de birkaç milletvekilimizin bu uygulamaların yanlışlığı ve sıkıntılı bir sürece gittiği konusunda uyarıları oldu. Kaldı ki ben de dönem dönem bir belediye başkanı olarak sorumluluğum dahilinde dile getirdim. Hâlâ aynı fikirdeyim. Yani usulsüz bir şekilde kayyım atama yöntemlerinin Türkiye’ye zararları büyüktür. Bir insanın suçu varsa bu terör ile ilişkili olabilir başka bir konu olabilir… Bu durumun yargılama süreçleri ve bu tarz uygulamalardan sonra elbette ki devletin görevden alma yetkisi vardır ama şu ana kadar gördüğümüz şekli ile önce görevden alıp sonra uzun süren yargı süreçleri ne yazık ki bu tutuklamaları adaletli olmayan bir şekile doğru götürebiliyor. Bu konudaki kaygılarımızı dile getirdik. Güvene sıra gelince, elbette en üst seviyede partime de güveniyorum, seçmenimize de güveniyorum. Hatta daha ileriye gideyim ben bana oy vermeyen ama vicdanı ile bu süreci sorguladığında biliyorum ki bize haksızlığa uğradığımızda destekleyecek, oy vermeyen seçmenlerimizin de olduğunu biliyorum. Genel anlamda baktığınızda belki birçok siyasi partiye aynı zamanda İstanbul’un demokrasi vicdanı üst seviyede olan toplumuna güveniyorum” cevabını verdi. 

İŞTE İMAMOĞLU’NA YÖNELTİLEN DİĞER SORULAR VE İMAMOĞLU’NUN YANITLARI 

Doğan: Demokrasi dendiğinde aklımıza siyasi seçimler geliyor. Son dönemde erken seçimleri tekrardan alevlendi. Hatta bir erken baskın seçimden de bahsediliyor. Siz de belirttiniz; CHP’nin 11 Büyükşehir Belediye Başkanı dayanışma içerisinde halka hizmetlerde bulunuyorsunuz. Olası bir erken seçimin içerisine yerel seçim de eklenebilir mi? Şahsen Ekrem İmaoğlu olarak 31 Mart ve 23 Haziran sonrası 3’üncü bir seçime hazır mısınız?

İBB Başkanı İmamoğlu: Yanılmıyorsam yaklaşık 10 yıl içerisinde 9 seçim deneyimim oldu. Siyasi yaşamım için bunu söylüyorum. 2010 referandumu ile başlayan bir siyasal dönemimiz var ve neredeyse her yıla bir tane seçim düşüyor. Bu dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Bugün eğer Türkiye’nin ekonomik sıkıntıları var ise ve birçok problemle boğuşuyorsa, hak ve özgürlükler durumunda sıkıntılar oluşmuşsa seçim traifinin bunda etkisi büyüktür. Sıkıntılı bir zeminde manipülatif bir ortamın varlığı bütün dinamiklerini bozmuştur diye düşünüyorum.

GÖNLÜM SEÇİMİ İSTEMİYOR

Bu anlamda benim gerçekten gönlüm seçimi arzu etmiyor. Yani hele hele bir pandemi ile mücadele ederken. Ekonomik sıkıntıları çözüme kavuştururken başka duygular üzerinden manevraların yapılabileceği ve hamaset üzerinden bir ortamın toplumumuzun önüne serileceği bir seçimin ülkeye daha büyük sıkıntılar yaratacağı niyetindeyim. Bu yönüyle açıkçası doğru olmayacağı kanaatindeyim. Ama hep ilave ederiz ya; ‘Türkiye’de her şey mümkün’. Umarım olmaz. Biz belediye başkanları iyi biliriz seçime en iyi hazırlık, ilk seçildiğin gün yarın seçim olacakmış gibi çalışmaktır. Bizim de yaptığımız şey; hele hele İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer kentlerimizin yaptığı şey yani yarın seçim olacakmış gibi çalışma modeli. Bu konudan vazgeçmiyoruz, vazgeçmeyeceğiz. Dolayısıyla olası bir ortama elbette hazırız ama tekrar altını çizeyim gerçekten Türkiye’ye çok çok zarar veren bir ortam yaratır. Zira seçimden önce Türkiye’nin belki de tartışması gereken mevcut rejim ile ilgili değişiklikler çünkü mevcut başkanlık sisteminin toplum tarafından kabul edilmediği, topluma uygun olmadığı konusunda yoğun eleştiriler ve anketler var. Belki de bunun masaya yatırılması daha doğru olur. Bu seçimden daha doğru bir şeydir. Kaldı ki bu tür değişikliklerin öyle kısa bir zaman diliminde olma şansı da yoktur. Ciddi bir zaman alır, almalıdır. Toplumun her kesimini dinlemek ve kapsaması gerekir. Keşke buna zemin hazırlasalar da seçimi değil de onu konuşsak.

Büyüksipahi : Biraz önce meslektaşların kayyım atamaları ve buna yönelik söylemlere dair fikirlerinizi sordu. 51 HDP belediyesine kayyım atandı ve CHP’ye tepkilerin az tutmasına yönelik ciddi eleştiriler yapılıyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

İBB Başkanı İmamoğlu: Gerçekten bu konuya hassasiyet göstererek partimizin birçok ferdi bu konuda tepkisini göstermiştir. Ama ani hukuksal bir tepki dışında beklenti nedir onu bilemem. Fakat özellikle şu son 4 ayda gerçekleştirilen bu tür politik manevralar bazen insanların çok da gündemine oturmuyor. Yaptığımız açıklamalar bile oturmuyor çünkü şu anda herkes can derdinde, yaşama tutunma derdinde. Ama bu tür ortamları fırsat bilip ihale yapan ya da kayyım atayan ya da başka uygulamalar yapan anlayışı da kınıyorum. Toplumsal zemine bu tür konuları yayarak, pandemiden fırsat bulup da yararlanma çabası çok yazık.

Tosunoğlu: Dünyadaki son dakika haberlerinde hakkınızda 27 soruşturma açıldığını gördük  Bu açılan soruşturmalarda mahkemede herhangi bir sonuç alınmadığı takdirde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşır mısınız? İkinci olarak; İBB’ye yönelik hükümet tarafından yapılan baskılar devam ederse Ekrem İmamoğlu ikinci kez ceketini çıkartır mı?  Bir açıklamınızda “Sokaklar boş değildir” demiştiniz.

İBB Başkanı İmamoğlu: Bizim hukuksal zeminde mücadelemiz sonuna kadar sürer. Biz gerçekten Türkiye’nin demokrasi ruhuna inanan insanlarız. Sandığın eninde sonunda adaleti ortaya koyduğunu ve gerçekten halkımızın ortaya çıkarttığını da yakınen bilen birisiyim. Tabiri caizse ben siyasal yaşamımda 3 kez AKP yöneticileri ve adayları ile yarıştım. 3’ünü de kazandım. Ve doğru yarıştığınızda netice alabildiğinizi bazen imkansız gibi gözüken işleri de başarabildiğinizi ben ve birçok arkadaşımdan görüyorum. Bu bağlamda hem hukuksal zeminde hem siyasal zeminde hukuka uygun ve demokrasi kurallarına uygun bir biçimde hak mücadelemizi sonuna kadar yaparız. Türkiye’yi demokrasi anlamında kurumuş çöle benzetmeyelim. Türkiye o denli kötü durumda değildir. Biz gerçekten nasıl mücadele edeceğini, toplumu nasıl ikna edeceğini bilen insanlarız. Kaldı ki Türkiye bu zorlukları aşabilecek demokratik birikime de sahiptir. Zira 27 soruşturma diyorsunuz onun iki-üç katı soruşturma ile ben zaten Beylikdüzü’nde sorgulandım. Hakkımda hiçbir olumsuz karar çıkmamıştır, uydurma bir dosyadır. Hatta bir tanesi belediye başkanı olmadığım yani ikinci seçime giderken sahada dolaşırken bir ihale ile ilgilir. Aslında bu kadar anlamsız bir süreçtir. Kasıtlı yapılan her zaman tarif ettiğim gibi ne yazık ki bir avuç insanın kurgusudur. O kurgu tekrar onlara negatif olarak dönecek bize pozitif olarak dönecek. Biz ne yaptığımızı bilen siyasileriz.

Robert: Hükümet tarafından engellenen yardımlarınızı yapabilmek için Avrupa Birliği’nden belediyenize ekonomik yardım istiyor musunuz ya da başvuruda bulundunuz mu?

İBB Başkanı İmamoğlu: Sorudan anlaşılan kısmı şu ise bize yapılan engelleri AB ile tartışmayız bu bizim iç meselemizdir ve biz bunu çözeceğiz. Elbette olumsuzluklar takip ediliyor. Mali destek konusunda AB ve ilgili kurumlarla çok sıcak temaslarımız var. Hatta 2019 itibariyle ilk defa 2021’de uygulanacak olan AB’nin merkezi hükümetin ve bakanlıkları onayı olmadan doğrudan finansman destek sağlama kararını almış idi. Bu konuyu AB ile İstanbul ve Ankara’da yaptığımız toplantılarda büyükelçileri bizlere iletmişlerdi. Daha geçen sene Kasım-Aralık ayı idi. Dolayısıyla bu yıl da belki merkezi hükümet yüzünden bir kısım bürokraside zorlanabiliriz ama özellikle 2021 bütçesinde İstanbul’un AB’nin sağladığı fonlardan ve desteklerden yararlanacağını biliyoruz ve umuyoruz. Bu konuda da çok teknik çalışmalarımız üst seviyede devam etmekte.

Büyüksipahi: Göreve geldiğiniz ilk dönemde bazı israf unsurlarını ortaya koymuştunuz. Hesapları, ihaleleri, harcamaları iyice inceleyip kamuoyu ile paylaşıp aktaracağınızı hatırlıyorum. Bu incelemeler ne aşamada? Şu anki yönetim olarak siz yeterince açık ve şeffaf mısınız?

İBB Başkanı İmamoğlu: Açıkçası açıklık ve şeffaflık konusunda olabildiğince şeffaf bir yöntem ile yürüyoruz ancak yeterince olduğunu düşünmüyorum. Çünkü daha yeni süreçleri toparlıyoruz. Hedefimiz çok daha şeffaf olabilmek. Bir bütçeleme yaparkan bir şehrin yaşayan her nüfusu dikkate alan; bu bazen etnik gruptan bazen mahallesine, bazen inanç gruplarından başka unsurlara varıncaya kadar eşitlikçi bir süreç yönetme çabasındayız. Bunu da yönetip bir anda harekete geçirmek mümkün olmuyor. Ama örneğin; İBB bünyesinde ilk defa ihaleler canlı yayınlanıyor, ilk defa meclisleri canlı yayınlanıyor.İlk defa ben hem mecliste hem kendim ayrı bir program yaparak 6 aylık bilançoyu çıktım bütün insanların huzurunda tek tek anlattım. Şimdi birinci yılımızda yine inşallah hesap veriyor olacağız. Yıl sonu geldiğinde hakim olduğumuz 2020 yılı bütçesi ile beraber ki bu kısmı çok önemlidir; bütün iştiraklerimizin bütçe harekletini ilk defa toplum ile paylaşacağız. İştirakler aslında manevralar açısından daha kaygı duyduğumuz alanlar ki bu alanla ilgili birçok açıklamamız olmuştu farkındaysanız. Bir kısım medya gruplarına aktarılan bir kısım vakıflara ya da derneklere kaydırılarak aktarılan rakamları anlatmıştık. Bunu tabii insanlar şöyle düşünüyor; bir rakamı aktardığında hemen gidip onunla ilgili dava açmak. Şimdi eğer usule göre uygun para veriliyorsa siz bunu ancak toplumun vicdanına havale edebiliyorsunuz. Buna dava açmanın çok bir karşılığı yok. Ama biz bu süreçleri toplumumuz ile paylaşacağız. Şefaflık bizim en önemli prensibimiz bundan asla vazgeçmeyeceğiz.

Doğan: Kılıçdaroğlu, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile birlilkte İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e bayram ziyaretine gittiniz. Erken seçimin konuşulduğu bu dönemde görüşmeden hangi görüşleri bizimle paylaşabilirsiniz? Türkiye’de pek çok siyasi özel araçlarına partilerinin kısa isimleri takınıyorlar. Sizin aracınızda Ata ismini gördük, anlamı nedir?

İBB Başkanı İmamoğlu: Takdir ederseniz görüşme ile ilgili bilgiler bu kısa süreye yetmez. Bir bayram ziyaretiydi. Genel Başkanlar kendi görüşmelerinin detaylarını açıklarlar ancak bizim olduğumuz kısım sıcak bir bayramlaşma bir aile sohbeti idi.

Doğan: Partili kimliği bırakmak açısından da size dair önemli bir ayrıntı fark ettik. Türkiye’de siyasiler özel araçlarına partilerinin kısaltılmış harflerini plaka olarak takıyor. Sizin özel aracınızda ise Ata ismini gördük. Anladığımız kadarıyla özel bir anlamı var bu özel anlamı sizden duymak isteriz

Ben Cumhuriyete çok bağlı, demokrasiye sonuna kadar inanmış ve özgürlüklerine sıkı sıkıya sarılmış bir bireyim. Bunu bana sağlayan Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluşundan bugüne pozitif emek vermiş herkese de minnet duyarım. Ama hiçbir zaman unutmam ki bu özgürlükleri ve birçok çağdaş unsuru bize katan Mustafa Kemal Atatürk’tür. Dolayısıyla arkadaşlarım öyle bir plaka bulduğunda da sevindim. Onur duyuyorum, 16 milyonu önemseyen parti rozetini bırakmış tamamen halkına hizmet eden belediye başkanlarıyız.

Mustafa Büyüksipahi

Serhat Doğan

Süleyman Tosunoğlu

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.